TASARIMA ULAŞMAK

 

Yoğun rekabet ortamı kuşkusuz ürün ve tasarım standartlarının gün geçtikçe yükselmesine sebep oluyor. Daha kaliteli, daha çok amaca hizmet edebilecek, daha az yer kaplayan, daha dayanıklı ve bir de üstüne bonus duyularımıza dokunabilecek ürünler talep ediliyor. Sezonsal trendler ise bu ana yapı taşlarını baz alarak tasarlanan ürünlere yeni renkler, formlar ve materyaller ekleyip çeşitlilik kazandırıyor ve yeni heyecanlar katarak tüketim dünyasına bir anlamda süreklilik kazandırıyor. Temel görünümü ve işlevi ile zamansız, kalitesini ve kimliğini ispatlamış ikonik, stili klasikleşmiş tasarımlar hiç olmadığı kadar daha fazla gündeme oturuyor. Dünyanın çeşitli şehirlerinde yapılan evrenselleşmiş tasarım haftalarında vurgulanan bu eğilim aynı vizyonu motto alarak yola çıkan markaların öne çıkmasını ve tasarım camiasında mercek altında tutulmasının en büyük sebeplerinden biri gibi gözüküyor. Özellikle moda kavramına karşı çıkan günümüz tasarımcılarının ürünlerinin trend haline gelmesi ise kendi içinde bir ironi barındırıyor.

Üretkenliği ve yenilikçi fikirleriyle dünyada en çok tanınan ve en saygı duyulan tasarımcılar arasında yer alan Tom Dixon kendi markası ile ilerlerken Patricia Urquiola, Marcel Wanders, Benjamin Hubert, Nendo, Ross Lovegrove, Karim Rashid gibi uluslararası başarı gösteren ödüllü tasarımcılar ise birden fazla markaya hizmet veriyor, birbirinden farklı ürünler tasarlıyorlar. Norm Architects gibi kendi markalarını yaratırken aynı zamanda başka markalara da dışarıdan hizmet veren tasarım grupları da bu yaratıcı piyasa içinde yerini alıyor. Andtraditions, Gubi, Normann Copenhagen gibi markalar ise ikonik tasarımcılarının ürünlerine yer verdiği gibi dünyaca tanınan mimarlar, farklı disiplinlerden genç ve başarılı tasarımcılar ile çalışıyor. Tasarım kültüründe farklılık yaratabilecek vizyona sahip profesyoneller ile koleksiyonlarını oluşturma konusunda iş birliği yapıyor. Tüm yaratıcı süreç ise markanın tasarıma yaklaşımı felsefesini dünyaya duyurabilmesi açısından önemli bir iletişim aracı vazifesi görüyor. Markaların koleksiyonlarına dahil ettiği her bir ürünün hikayesi, tasarımcının orijinal manifestosu ile yazılı olarak, fotoğraf ve film gibi görseller eşliğinde etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Toplum üzerinde büyük etkisi olan sosyal medya üzerinden tasarım süreci takipçileri ile paylaşılarak kullanıcı ile organik bir bağ kuruluyor. Bu transparanlık kuşkusuz endüstriyel tasarım konusunu kullanıcıyı ürüne daha yaklaştırarak tasarım bilincinin de artmasına sebep oluyor.

Tom Dixon’ ın son koleksiyonlarından “Gentleman’s Club” adlı geleneksel İngiliz dekorasyon tarzından esinlenerek yorumladığı çağdaş mobilya ve aydınlatma ürünleri klasik İngiliz yaşam stilini tasarım aracılığı tüm dünya ile iletişime geçmesine sebep oluyor. Pirinç, bronz, ahşabın elegan bir şekilde bir araya geldiği aydınlatmadan, mobilyaya ve ev aksesuarlarına kadar geniş ürün yelpazesine sahip koleksiyon, minimalize edilmiş formlar ve 60ların Retro stilini yeniden yorumlamasıyla tasarım dünyasında büyük bir etki yaratıyor.

all-decor-tasarima-ulas%cc%a7mak2-designmixer

Üretimde mükemmelliği yakalayabilme vizyonu ile yola çıkan tasarım odaklı markalar, koleksiyonlarında yer verdikleri her bir ürün için uzun bir tasarım, proto geliştirme ve ARGE sürecinden geçiyor. Dekorasyonda müthiş bir etki yaratan bu başarılı yeni tasarım ürünler ne yazık ki piyasaya sürülmeleri ile beraber taklitleri hızla yapım sürecine giriyor ve düşük maliyetler ile yayılıyor. Bu durum işin en güç kısmını çözen, yeni ürünlere ve pazarlamasına yatırım yapan tasarım markaları için kuşkusuz büyük bir haksızlık. Ancak, bu taklitlerin hiçbir zaman tüm detayları çözümlenmiş, malzeme ve işçiliği mükemmel düzeye ulaşmış orijinalleri ile rekabet edemeyeceği ve bir ömürlük kalite garantisine karşı kısa zamanda kullanım problemleri yaratacağı gibi bir gerçeği var. Tasarımın yarattığı farklılığı deneyimleyen, tüketici kitlesinde zaman içinde kopya ile orijinal arasındaki farkındalığın daha çok arttığını görmek ise ümit verici. Ancak, bu konuda uzun yol alınması gerektiği kuşkusuz. Patent konusuna dikkat eden, dünyada tasarım bilincinin yükselmesinde büyük sorumluluk sahibi olan markalar yeni tasarımlar yaratmakla yükümlü olduğu gibi dekorasyon ve mimari uygulamalarda bu yöndeki bilinci müşteri kitlesine yayma misyonu kuşkusuz dekoratör, iç mimar ve mimarlara düşüyor.

Detayların farklılık yarattığı ilkesi ise günümüzde haklı bir tasarım sloganı haline geliyor. Kaliteli ve tüm ayrıntıları çözümlenmiş orijinal tasarım ürüne ulaşma konusunda kullanıcıdan gelen yüksek talebe cevap verebilmek için maliyetleri mümkün olduğunca aşağı çekebilmek varlıklarını sürdürebilmek açısından markalara önemli bir sorumluluk yüklüyor. Bilinçli ve dünya da ki yaşam stilini takip eden çağdaş müşteri kitlesinin “ulaşılabilir lüks” yönündeki talepleri   kullanıcı, yaratıcı ve üretici arasındaki bu organik bağı kuvvetlendiriyor ve özellikle dekorasyon tasarım ürünlerinde eskiye göre maliyetlerin aşağı çekildiği gözlemleniyor. Bu da tasarıma olan saygının yeni jenerasyonda aynı zamanda sempatiye dönmesine ve günlük hayatın içine dahil edilme yönünde olumlu sinyaller vermesinde önemli bir faktör.

Üretim teknolojisinin sağladığı avantajlar ile fikir aşamasından hayati sürece kolayca geçebilen tasarımlar, malzeme çeşitliliği, markaların finansal olarak üretim, pazarlama, satış, ve dağıtım sürecinde oynadıkları aktif rol kuşkusuz tasarımcıların yaratıcılık sürecine büyük destek. Tasarımların bu şekilde endüstriyel bir şekilde üretilebilmesi tasarımı birey olarak daha fazla hayatımıza dahil edebilmemize yardımcı oluyor.

Tasarımın kitlelere ulaşmasında en aktif rolü olan aktivitelerden biri hiç kuşkusuz uluslararası fuarlar ve tasarım haftaları. Geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleşen tasarım açısından dünyanın en önemli günlerinden biri olan Milano Tasarım öne çıkan konular arasında uzun zamandır olduğu gibi sürdürülebilirlik ve doğa’ dan ilham alan insan duyularına yaklaşım gösteren tasarımlardı. Bu konsept mobilya ve dekoratif ürünlerde klasiği yeniden irdeleyen ve tekrar yorumlayan zamansız tasarımlar ile beraber gündeme geldi. Orijinal tasarımlar tekrar gözden geçirilerek yüksek teknoloji ile yeniden yorumlanıp klasik sergi mekanların dışına çıkarak teatral ve romantik bir şekilde sergilendi ve müşteri kitlesiyle buluştu. Ürünün kendisi olduğu kadar tekil veya çoğul gruplandırılarak bir araya geliş şekilleri, birlikte oluşturdukları hacimsel etki, görsel ifade gücünü dramatize edip kuvvetlendirerek izleyicilere ulaşma fırsatını yakaladı. Tom Dixon’ ın ürünlerini Clerkenwell Design Week sırasında Milano’ da tarihi kilisede sergilediği The Church ve yeni ürünlerini terkedilmiş bir Sinema’ da satışa çıkardığı The Cinema projesi gibi. Markanın bir diğer ilginç prezantasyon şekli ise The Restaurant by Caesarstone and Tom Dixon idi. Tasarımın iletişiminde farklı yaklaşımları simgeleyen bu yenilikçi sergileme yöntemleri birçok marka içinde ilham kaynağı olacağı hiç kuşkusuz.

 Başarılı markaların vizyonunu belirleyen estetik anlayışın ortak noktasının kullanıcıyı odak noktasına koyması hayatımızı daha keyif alınır ve pratik hale getirebilecek ürünleri tercih etmemize olanak sağlıyor. Ürünlerin maddesel varlıklarının yanında manevi değerler ile bütünleşen bir tasarım anlayışı ile oluşması tüketici tarafından ürünün daha popüler olmasını sağlıyor.

 Dekorasyonun önemli bir elementlerinden aydınlatma konusuna gelince şekli, gücü, formu ve fonksiyonu ile tasarım konusunun en sevilen ürünlerinden biri olarak yerini alıyor. İç ve dış tüm mekanlarda da farklılık yaratma gücüne sahip sahip, ışık ve gölge efektleri ile mekanı tamamı ile farklı algılamamızı sağlayabilecek etkiye sahip aydınlatma elemanları tasarımında kullanılan ana malzemeleri ve üretim şekilleri çağdaş tasarımcıların yaratıcı beyinlerinde ilginç formlar alıyor. Günümüzde alanında en yaratıcı tasarımcılardan biri olarak nitelendirilen Yeni Zelandalı David Trubridge. kendi markasında bir araya getirdiği ilhamını doğadaki formlardan alan, tamamı ile doğal malzemeler ile ürettiği ilginç aydınlatma tasarımları heykelsi bir duruşla sanat, işlevsellik ve zanaatı bir araya getiriyor. Geçtiğimiz sene Milano Tasarım Haftasında dünyada su seviyesinin yükselme konusunu mercek altına alarak tasarladığı ürünler ile oluşturduğu “At Eye Level” koleksiyonu, bu sene suyun altına transfer oluyor. Tasarımcı sudaki organizmaları insan boyutu ile yeniden yorumluyor ve “Under the Sea” teması ile oluşturduğu yeni koleksiyonunda CNC kesim ile bambu kontraplakdan alglerin iskelet formuna benzer strüktür oluşturuyor. Yarattığı aydınlatma elemanlarında doğal formları işlerken, kullandığı tüm malzemelerinde gene doğal olmasına özen gösteriyor. Paketlemesine kadar ekolojik kaygıları taşıyan ve doğa ile sürdürülebilir bir ilişkiyi vurgulayan bir başka aydınlatma markası ise Secto Design. Tasarımcısı Seppo Koho doğaya saygı duyan, orijinal, sıcak ve sade ürünleri ile bir çok tasarım ödülü almış olan tasarımcı geçtiğimiz yıl Finlandiya’ da en iyi tasarımcı ödülüne layık görüldü.

 Tasarım odaklı markalar mekansal algıda görsel, duyusal, dokunsal olduğu kadar önemli bir yeri olan koku konusunuda atlamıyor. Örneğin, Tom Dixon 4 temel doğal elementi simgeleyen “Fire, Air, Earth, Water” adlı seti ile mekanların duyusal olarak doğaya yaklaşmasına destek veriyor.

 Türkiye’ de dekorasyonda tasarım farkındalığının artmasına destek olan markalardan biri olan diseno temsilciliğini yaptığı, yukarıda da ismi geçen tüm markaları bünyesinde toplayan ve toplam 23 dünya markası ile sezonlarla uyumlu olarak, uluslararası fuarlar ile eş zamanlı bir şekilde en yeni ürünler ile satışa sunuyor. Mağazada birbirinden ilginç kombinasyonlar ve stil düzenlemeleri tasarım dünyasında öne çıkan önemli markaları sergiliyor. Özellikle mimar ve içmimarlar açısından en yeni ve en güzel dekoratif tasarım ürünlerine pratik bir şekilde ulaşabilme açısından büyük avantajı var. Sergilediği ürün çeşitliliği ve kombinasyon fikirleri ile mekan düzenlemelerine dair de mekanlarda tasarım çözümlendirmelerine dair içinde bir çok ipucu barındırıyor.

NOTE: yazı ALL Decor Ağustos sayısında yayınlanmıştır.

 

alldecor-cover-62

 

designmixer

Designer (Textile & Interior Design)

2 thoughts on “TASARIMA ULAŞMAK

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s