Daha Yumuşak Bir Yaşam Stili için Soft Minimalizm

Modern tasarım tarihinde önemli bir yer tutan ve sadece madde olarak ihtiyaç duyulana dair bir ayıklama politikası öngören minimalizm akımı, bugün esas ihtiyacımızın insan ruhunu beslemek olduğu konusunu da göz önünde bulundurarak hümanist bir yaklaşım ile soft minimalizm adıyla yeniden karşımıza çıkıyor.

20.yy’ ın ağır dünya savaşlarıyla ruhu yorulmuş olan insan beyni fazlalıklarından arınıp, tekrar inşa etme yoluna giderken adeta kendine yepyeni bir vizyon edinerek 20.yy ortası tasarımda büyük bir değişim dönemi geçiriyor. Biraz da bu periyod da malzemenin kısıtlı olması, endüstrinin yeterince güçlü olmaması tasarımda yeni çözümlemeler aramaya itmiş insanları. Minimalist akımın öncülerinden Ludwig Mies van der Rohe: “Az daha çoktur” cümlesi ile minimalizmi güçlü bir şekilde yorumlamış. Bu döneme dair önemli projelere imza atmış olan Kuzey Avrupa ülkelerinin bugün ikonlaşmış Arne Jacobson, Greta Grossman, Finn Juhl gibi İskandinav tasarımcıları ve vizyonları tüm dünyayı etkisi altına almış. Bu dönemde sert çizgili minimalist anlayışa göre daha yumuşak hatlara sahip olan ürün ve mobilya tasarımları göze çarpmaktadır. Daha çok görsel bir stil olarak adlandırabileceğimiz minimalist akım baskın bir şekilde tasarımın her alanına dahil olmuş. Aynı zamanda müzik, yemek gibi yaşamın içinde insan ile yaratıcılığın yan yana geldiği tüm disiplinlere dahil olmuş.

Mobilya ve mekan tasarımlarına gelince sert ve köşeli hatlı yorumları ile zaman içinde biraz da maskülen hatlar kazanmış ve insan ruhundan birazda uzaklaşmış. Ancak, bugün tam da bu noktada gene İskandinav ülkelerinden çıkan bir akım ile mekan ve ürün tasarımlarına yapılan olumlu yönde gelişen, hümanist ve demokratik yaklaşım ile cinsiyet bariyerini kırıp, fonksiyonel olma konusunda maximum özenle hareket özgürlüğünü getiren kıvrımlara yer açmış. Sonuç olarak, zengin malzeme ,geniş soft renk paletleri ve metalik ışıldamalar ile mekanlar yeniden yorumlanırken soft minimalizm tarzı ile dekorasyon da yükselen trend olarak yeniden gündeme oturuyor.

Günümüz tasarımcılarında Softminimalist tarzın tüm mobilya, aydınlatma, aksesuar ürün ve projelerinde uygulayan Menu ve Andtradition markalarının kreatif direktörleri Danimarkalı Norm Architects design grubunun kurucuları Kasper Rønn ve Jonas Bjerre-Poulsen modern yaşam stiline akılcı ve estetik çözümler getirmeyi tasarım ideolojisi olarak kendilerine seçtiklerini belirterek soft minimalist bakış açısının kendileri için yaratıcılık aşamasında takip ettikleri önemli bir felsefe olduğunu belirtiyorlar. Mekanlarımızda çevremizi saran tüm aksesuar, mobilya ve aydınlatmaların hacimleri ile dünyayı algılamamızda köprü görevi üstlenen ilham verici heykelsi objeler olduğunu savunuyorlar. Özgürlük hissi yaratan, hafif, aydınlık, aynı zamanda dayanıklı, zamansız ve kalite ürünler tasarladıklarını belirtiyorlar.

Bu akımın uygulayıcıları tüketim dünyası için yeni ürünler yaratırken tasarımcıların önemli bir misyon yüklendiğini ve iyi tasarımın sadece fark yaratmak ve insan hayatını daha kolaylaştırıp, güzelleştirmek için yapıldığı sürece anlamlı olabileceğine inanıyorlar. Kuralcı ve hayatın siyah beyazlardan ibaret olduğunu savunan, diretici ve cezalandırıcı yapının insan ruhuna tamamen aykırı olması ve günümüzdeki bu yöndeki siyasi ve yaşam stiline dair olan diretmeler, tasarım dünyasında geniş bir gri skalaya sahip, sınırları aşan kaçışlar aramasına sebep oluyor. Soft minimalizm ise bu yönde insan ruhunun ve onun çevresini saran objelerin bir anlamda özgürleştirilmesine dair güçlü bir duruş olarak ihtiyaçtan doğuyor. Daha hafif, daha samimi, daha yalın, daha sessiz, daha az kalabalık, daha yumuşak ve daha net. Aynı zamanda kendini doğadan da uzaklaştırmıyor. Aksine yeşili, bitkiyi mekanlara taşıyor bu canlı yaşamı fazlalık olarak görmüyor.

 

Yumuşak tonlu yüzeyler, mermer, metal ve ahşap gibi sert dokular ile kombine edilerek malzeme yüzeyinde de denge sağlanıyor.

Soft minamilist akımda dekorasyon ve kişisel stilde öne çıkan:

içerik malzemeler: keten, pamuklu, ipek, yün gibi doğal elyaflar,

Yüzeyler: Mermer, ahşap, seramik, porselen, taş, cam

Renkler: Geniş gri ve beyaz ton skalası ve tüm renklerin pastel tonları,

Formlar: Net geometrik çizgiler

Karmaşık olmayan özgün, sakin ve geometrik yalınlığın stili soft minimalizm eğer size de yakın geliyor ise bu tarzın yaratıcıları tarafından tasarlanmış bir çok orijinal İskandinav tasarım markasının ürünlerine diseno mağazasında ulaşabilir, soğuk kuzey ülkelerinin sıcacık ve dengeli stilini yaşam alanlarınıza taşıyabilirsiniz.

Article has published on Bast Home February issue

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

designmixer

Designer (Textile & Interior Design)

13 thoughts on “Daha Yumuşak Bir Yaşam Stili için Soft Minimalizm

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s