Ekolojik Doğu Karadeniz Evleri

03

Haziran ayında Trabzon, Rize ve Artvin yaylarına, doğanın kalbine yaptığımız gezide zihnime adeta mıhlanmış yeşilin tonları, bol oksijenli mis gibi havanın tazeliği özellikle yazın bu kavurucu sıcaklarında hayallerimi süslüyor. İşte tam da bu yüzden gürül gürül sularıyla, yağmurun cila gibi parlattığı yeşiliyle biraz da içinizi rahatlatmayı arzu ettim Ağustos ayının bu sıcak köşesinde.

 

Türkiye’ nin zengin flora ve faunası ile  belki en özel doğal güzelliklerine sahip Doğu Karadeniz bölgesi, eğimli araziler ile çevrili coğrafyası hayran edici olduğu kadar farklı yaşam şartları sebebi ile bir o kadar da şaşırtıcı. Belki de coğrafyanın ulaşımı zor kılan topoğrafyası yapılaşma kirliliğine karşı koruyucu bir kalkan olmuş. Azgın dereler üzerinde Osmanlılar döneminden kalma taş kemer köprüler ile hayata bağlanmış köyler mevcut. Şehir ve köy arası günlük trafik ise oldukça yavaş.  Toplum yerleşimi ise seyrek gruplar halinde aralıklarla vadiler yaylalar üzerine serpiştirilmiş. Yamaç üzerinde yeşillikler arasında kartal yuvası görünümlü ekolojik yapılar ise vernaküler mimarinin en güzel örnekleri.

02

Çoğu 100-150 yıllık geçmişe sahip, yapı malzemeleri ise tamamı ile çevre doğadan elde edilen ahşap ve taş. Kestane, meşe, ceviz, karaağaç ve çam gibi sert doğa koşullarına dayanıklı ağaçlar ve dere yataklarından temin edilen taşlar kullanılıyor bu güzel Karadeniz evlerini inşa ederken.

 

Yamaca karşı, uçsuz bucaksız yeşil manzaraya hakim tekil evlerin hemen 5-10mt ilerisinde Serender adı verilen dört direk üzerinde yerleştirilmiş erzaklık olarak ana binanın eki olarak kullanılan tek odalı ahşap yapılar yer alıyor. Bunlar yiyecekleri taze tutmak için açık ve havadar bir düzenekte kurulmuş. Daha çok köklü ailelerin sahip olduğu eski tip Serenderler de hoş ahşap oyma detaylara rastlanıyor. Bu binaların yerden yükseklikleri ise 5-7 mt arasında. Böylelikle, etraftaki vahşi hayvanlardan ve haşerelerden korunaklı bir yapı görevi görüyorlar. Direklerin yukarı kısmına ise daha çok tekerlek şeklinde tahtalar yerleştiriliyor ve çeşitli böceklerin yukarıya çıkması engellenmiş oluyor. Ana yerleşim ve yaşama olarak kullanılan evlerin bodrum katları hayvanlar için ayrılmış. Orta katta ocağın yer aldığı ailenin yemek yediği toplandığı bir ortak bölüm bir de yanlarda sıra sıra pencerelerin altında uzun sedirlerin uzandığı salon odaları yer alıyor. Üst katlar ise yatak odaları için ayrılmış. Döşemeler son derece yalın. Odaların çoğunda ısıtma işlevli şömineler, ocaklar bulunuyor.  Evler yüksek nemden dolayı daha çok Güney’ e bakacak şekilde konumlandırılıyor. Sert yağmurların ve rüzgarın vurduğu kuzey ve batı bölümünde yapılarda daha sert ahşap malzemeye yer veriliyor. Organik bir yapı malzemesi olan ahşap havayı temizleyebilen tek yapı malzemesi olarak biliniyor. Geçme sistemi ile inşa edilen tahtalar arasından evin sürekli hava almasını sağlayan bu yapı sisteminin insan sağlığına ne kadar uygun olduğunu sanırım söylemeye gerek yok. Tek bir yapıştırıcı, kimyasal solvent bulunmuyor. İzolasyon malzemesi olarak da saman kullanılıyor. Isı değişiklikleri ile zaman zaman genleşen bu evlerde bazen beklenmedik ürpertici seslerde olmuyor değil.. Çatılarda ise yoğun yağmurda koruma amaçlı geniş saçaklar bulunuyor.

01

Evlerin dışında sağlı sollu 2 avlu yer alıyor. Adeta yeşillikler üzerinde uçarcasına direkler üzerine konumlandırılmış balkonlar bulunuyor. Bunlar yemek için veya açık havada sebze kurutmak için kullanılıyor çoğu zaman.

 

Bir de Karadeniz’ in köklü ailelerinin sahip olduğu birbirinden güzel, muhteşem konakları yer alır bu yayla ve vadilerde. Hikayeleri ise yüzyıllar gerisine gidiyor, engebeli arazilerin zor tarım şartlarından dolayı çoğu Karadenizli gurbette yaşamış. Bu güzel konakları inşa ettiren aileler ise Çar Rusya’sın da pastacılık ve fırıncılık öğrenmiş, zaman içinde zengin olmuş varlıklı aileler.  Ne yazık ki bu güzel aile konaklarının çoğu koruma altına alınamadığından dolayı çürümeye bırakılmışlar. Ancak, güzel haber o ki; hali vakti yerinde olan, değer bilen son jenerasyon aile bireyleri bu binaları restore etmek için çeşitli projeler geliştirmekteler. Bir kısmı butik otel olarak kullanıma geçmekte.

 

Üzerinde uzun uzun konuşulacak, yazılacak bu masalsı diyarlar umarım turizm ve şehircilik adına tüketilmezler. Doğal miras olarak koruma altına alınırlar. Zira aksini ispatlayacak çoğu çarpık yapılaşmaya şahit olduk. Yüksek yaylalara daha kolay ulaşım ile turizme destek vermek için “yeşil yol projesi” ile yok edilmezler. Hes projeleri, maden araştırma aktiviteleri ile bugünlerde sık sık haber yapılan  Doğu Karadeniz’ in ekolojik duruşu ve doğal güzellikleri ile gündemimize oturması ile dileğiyle.

11

10

09

08

07

06

05

04

03

02

01

designmixer

Designer (Textile & Interior Design)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s